20 Eylül 2012 Perşembe


 14 EYLÜL CUMA
    PATTAYA

Gece 10:45 sularında, Pattaya - Walking Street yakınlarında bir yerde indik tuk-tuktan. 
Şansımıza yağmur yağmaya başladı. E...k gibi ağır çantalarla (ki bu çantalara en kısa zamanda bir ayar çekmeliydik, yoksa bu ağırlık bizi sakat bırakacaktı) hiç tanımadığımız bir yerde, hem de hiç araştırma yapmadığımız bir şehirde, kalacak bir yerler aramaya başladık. 
Ama ne mümkün....
Yağmur altında, sırtımızda çantalarla sanırım 1 saatten fazla, kalacak bir yer aradık... Hemen hemen her yer dolu, yada pahalıydı... Sonunda geceliği 2 kişi 300 Bahta (17 TL)  bir oda bulduk. Oda da klimadan tut, pervaneye, sıcak sudan, tv'ye kadar herşey vardı.

Geceyi Pattaya'da geçirip, ertesi gün sabah erken saatlerde Koh Chang'e gitme planındaydık... İlk gece, adım atamayacak hale gelene kadar, bir aşağı bir yukarı, yağmur altında Pattaya merkezde gezdik. 







15 EYLÜL CUMARTESİ
PATTAYA

Sabah Koh Chang’e gitmek için uyandığımızda dışarıda deli gibi yağmur yağıyordu. Olduğumuz yerde çakılı kaldık. Koh Chang’e gitmek çin tek seçenek sabah saatleri. 08:00’ da ve 11:00’da ulaşım var.  Fiyatı da biraz pahalı. (bunda da yanlış yaptığımızı biraz geç de olsa anladık. Yapmamız gereken halk otobüsleriyle Trat’a gidip, ordan da Koh Chang ferrysine binmekti)   Biz, turizm ofisinden, gayet lüks araçlarla (otobüs+ferry)  1 kişi 650 Baht’a (34-40 TL) bilet aldık. Bizi kandıran şiddetli yağmur ve çantalar oldu sanırım….


Akşama doğru yağmur dindi… Kendimizi dışarı attık…

















Aslına bakarsanız Pattaya’yı pek sevmedik, gayet ucuz bir şehir olmasına rağmen,  bize hiç gitmedi.  Koh Chang’e gitmek için sabırsızlanıyoruz.…

16 EYLÜL PAZAR
PATTAYA

Ertesi gün uyandığımızda yağmur tüm şiddetiyle devam ediyordu. Bırakın 5 saatlik yoculuk yapmayı dışarı tek bir adım atacak hava yoktu Pattaya’da. Tüm gün odada takıldık. Akşama doğru yağmur yine dindi. Tüm gün, tüm şiddetiyle yağan yağmur, gece olunca  diniyor burda, ne iştir anlamadık.

Zorlu geçen bir yolcuktan ve çok rahatsız olan yataklarda uyumanın ardından kesinlikle bir masaj yaptırmayı hakkettiğimizi düşünüyorduk.  Thailand’da masaj, heryerde çok ünlü. Sokaklar masaj salonu kaynıyor.  Her 2 adımda bir masaj salonu var.  Ayak masajından, thai masajına, el ve balık masajına kadar bir çok seçenek var. Fiyatlar 150 -350 Baht arasında değişiyor ( 8- 18 TL). Biz 150 Baht’ a 1 saat Thai masajı yaptırdık. Masaj için, anlatılmaz yaşanır diyeceğim başka da bir şey demeyeceğim J…. Vücudumuzda çıtırdamadık hiçbir kemik kalmadı…

Muhteşem thai masajından sonra, tavuk dönerle karnımızı doyurduk, Tavuk ve et dönerci neredeyse her köşe  başında var. Döner, gayet doyurucu ve bol döküm. Fiyatlar; 50-60 Baht (3 -3.5 TL). Döner iyi olmasına iyi de, sokaktaki yemek kokuları, kimi zaman dayanılmaz bir hal alıyor...Alışmak zor...





Gündüzleri, yanımızda getirdiğimiz hazır çorbalarla ve marketlerden aldığımız ekmekimsilerle geçirip, geceleri tavuk ve et dönerle, günde 2 kişi 150-160 Baht ( 8-9 TL)  yemek ve suya  para harcayarak 3 gece Pattaya’da kaldık.

Ertesi gün her ne olursa olsun Koh Chang’e gidecektik. Yağmur yolumuzdan alıkoyamayacaktı bizi… Şansımız yaver gitti…. daha  az yağmurlu bir sabaha uyandık.  Sabah 7:30’da, Trat’a gideceğimiz minibüs  kaldığımız hostelin önünden aldı bizi.





18 Eylül 2012 Salı


14 EYLÜL CUMA

6,5 saatlik oldukça uzun, ( Benim için, yani Burcu için korkunç ötesi) geçen bir uçak yolculuğundan sonra nihayet 14 Eylül Cuma akşamı Bangkok havaalanına indik. 
Abu Dhabai havaalanında geçirdiğimiz uykusuz 7 saatten sonra uçakta uyuyabileceğimize gayet emindik.


Ama benim için maalesef hiç de öyle olmadı. Her ne kadar yol boyunca kendime telkinlerde bulunduysam da, bir türlü sakinleşemedim, bu da uykuyu imkansız hale getirdi benim için. Amaaa yol arkadaşımız Aydın, yine uykusundan taziv vermeyerek ve benim bütün diretmelerime  rağmen yol boyunca uyudu. Kara bulutların, şimşeklerin, okyanus üstünden geçerken deli gibi sallanmaların eşliğinde geçen, 6:3o saatten sonra nihayet, 18.10 Tayland Suvarnabhumi Uluslararası Havaalanının koridorlarındaydık...

Planımız gayet basitti. Çıkış kapısının hemen önündeki duraklardan, ücretsiz olan shuttle buslara binip, 

havalanının yakınındaki otobüs terminaline gidip, Koh Chang’e giden en son otobüsü (19.00) yakalamaktı...

14 Eylül 2012 Cuma

Nihayet sorunsuz bir şekilde Abu Dhabi Havaalanı'na ulaştık... 6 saatlik beklemenin ardından Bangkok...
Bekle bizi Bangkok geliyor terminler........











12 Eylül 2012 Çarşamba

Yol maceralarımız daha yola çıkmadan muhteşem başladı....

10 Eylül Pazartesi günü İstanbul'a gittik... 2 gün İstanbul turu ve ardından maceramız bugün başlayacaktı.... Ama beklenen olmadı....

Bugün 14:25 uçağımıza binmek için İstanbul Atatürk Havaalanı'na gittik. Büyük bir heyecanla, check-in işlemleri için kontura gittik.... İçimiz kıpır kıpır, yerimizde duramıyoruz....

Veeeee.......



Görevli: Sizin adınız bu uçuşta yok, biletlerinizi görebilir miyim?
Biz: tabii
ardından bir ton telefon görüşmesinden sonra, görevli adımızın 26 Eylül uçuşunda olduğunu söyledi.... Ama elimizdeki biletler bugüne ait:) Ve uçakta yer yok 


Harika iş yapan acente, biletlerimizi 26'sına kesmiş, bize de 12 Eylül'e ait biletler vermiş... İşte profesyonellik!!!!
3 saatlik bir telefon trafiğinden sonra biletlerimizi yarın akşam 20:25'e aldırdık....
Daha yola çıkmadan terminatorlerin süper maceraları başladı..... Bu gidişle sanırım komodo ejderine yem olacağız:) 
 hadi hayırlısı....



7 Eylül 2012 Cuma

ROTAMIZ

Planladığımız ilk rota Güneydoğu Asya ülkelerine…

(TAYLAND-KAMBOÇYA-LAOS-MALEZYA-ENDONEZYA-FİLİPİNLER)





İLK DURAK: TAYLAND - KOH CHANG ADASI

2010 yılında Tayland’a yaptığımız gezide; Bangkok, Pukhet, Samui, Koh Phangan, Koh Phi-Phi gibi yerlerde konaklama ve gezme imkânı bulduğumuzdan, Tayland’da ki ilk durağımızı Koh Chang adası olarak belirledik. Koh Chang, Tayland'ın güneydoğusunda, Kamboçya sınırına yakın Trat şehrine bağlı bir ada. 

Chang kelimesine hiç yabancı değiliz, hatta tutkunuyuz diyebilirim. Thai dilinde; Koh ‘ada’, Chang ‘fil’ anlamına geliyor. Bize ise Chang; en sevdiğimiz thai birasını  (ki boş Chang şişesini Türkiye’ye taşıdık. Yıl:2010) ve uçak kaçırma olayımızı hatırlatıyor (dönüş uçağımızın saatini kaçırarak bu alandaki başarımızı da göstermiştik, 2010 Aralık ayında)

Yaptığımız araştırmalar sırasında Chang adasında Lonely Beach’de bir hostelde konaklamaya karar verdik. (www.hostelz.com)'dan Pradise Cottage’de, gitmeden yer ayırttık.2 kişi (1 gece) 10 TL. İlk planımız Lonely Beach'de 1 hafta süreyle konaklayıp, etrafı keşfe çıkmak, sonrasına da orada karar vermek…..

PARADİSE COTTAGE 



           104/1 Moo.1, South Koh Chang trad, Koh Chang, Trat, Thailand        

Tayland Vizesi:

Tayland'a, havayolu ile giriş yapan ve en az 6 aylık pasaporta sahip olan her T.C vatandaşı, ülkede 30 gün süreyle, vizeye gerek olmaksızın kalabiliyor. 30 günlük kalma hakkını göçmen bürolarından 1900 baht karşılığı bir 30 gün daha uzatmak mümkün.  Tayland’da daha uzun kalmak isteyenler, herhangi bir ülkedeki Tayland büyükelçiliğinden turist vizesi alabilirler. Vizeyi veriliş tarihinden itibaren 60 gün içinde kullanmak gerekiyor. Ülkeye her giriş başına 60 gün kalma hakkı oluyor. Bu 60 gün, göçmen bürolarından 1900 baht karşılığında bir 30 gün daha uzatılabiliyor. Kimi ülkelerden alınan vizelerde tek giriş hakkı (Laos- Kamboçya), kimilerinde 2 (Malezya) giriş hakkı,  kimilerinde 3 giriş hakkı oluyor.

Tek giriş: Bu vize ile 60 gün boyunca, veya 1900 baht ücret karşılığında, 30 gün daha uzatarak 60+30 şeklinde 3 ay boyunca Tayland’da kalınabiliyor.

2 giriş:  Bu vize ile ikinci ay sonunda ülkeden giriş-çıkış yapmak şartıyla, 60+60 şeklinde 4 ay boyunca Tayland’da kalınabiliyor. 1900 baht vererek 60+30+60+30 şeklinde, her 3 ayda bir ülkeden giriş çıkış yaparak 6 ay boyunca Tayland’a kalınabilir.

3 giriş: Her 2 ayda bir ülkeden giriş-çıkış yapmak şartıyla 60+60+60 şeklinde 6 ay boyunca Tayland’a kalınabilir. Yine 1900 baht vererek 60+30+60+30+60+30 şeklinde, her 3 ayda ülkeden giriş-çıkış yaparak 9 ay boyunca Tayland’a kalabilirsiniz.

Neden ilk durak Tayland:
  • Ülkeye ilk girişte 30 gün vizesiz kalabilme
  • Ucuzluk
  • Daha önceden biliyor olmak
  • Tavsiyeler

Koh Chang'de görüşmek üzere....

6 Eylül 2012 Perşembe

HAZIRLIKLAR-ACTION 2

Artık aylar-haftalar değil, günler kaldı…

31 Ağustos günü iş yerlerimizden ayrıldık….  Yola çıkmamıza 6 günden az kaldı… Heyecan dorukta. 10 Eylül’de İstanbul’a gidiyoruz. 2 gün İstanbul turu, ardından maceramız start alacak…
Hazırlıklar yazısına kaldığım yerden devam…


FOTOĞRAF MAKİNESİ & BİLGİSAYAR
Seyahatimizde en önemli konulardan biri tabii ki fotoğraf….Anı biriktirmek, dolayısıyla anılarımıza çizgi ve renk veren fotoğraflar biriktirmek son derece önemli bizim için. İkimizin de profesyonel fotoğrafçılık deneyimi maalesef yok. Ama üniversitede aldığım fotoğrafçılık derslerinden, çok da uzak değilim fotoğrafçılığa, makinelere… Her şeyde olduğu gibi fotoğraf makinesi konusunda da uzun araştırmalar yaptık ve bir makine de karar kıldık. Tam bu sırada imdadımıza yeğenimiz Erdem yetişti, Nikon D 40 fotoğraf makinesini bize hediye ederek, bizi çok önemli bir masraftan kurtardı. Buradan bir teşekkür de Erdem Tipici’ye gitsin….

Asus Eee Flare serisinden bir adet netbook aldık…Hiç kuşkusuz ki yanımıza aldığımız en önemli şeylerden biri de bu netbook olacak. Bu siteyi güncellemek, fotoğraf ve videolarımızı kaydetmek, ailelerimizle iletişim kurmak, bir seyir defteri oluşturmak için vazgeçilmezimiz olacak bu netbook.


Ey netbook  yarı yolda bırakma bizi!


Diğer elektronik malzemeler..











FİNANSMANI NASIL SAĞLAYACAĞIZ:
Böyle bir yolculuğa çıkmak kimileri için çok zor, hatta imkânsız. Büyük paralar gerektiğini sanan gerçekten çok insan var. Elbette seçime göre değişken bir durum bu.. Ne istediğini ve nasıl istediğini iyi bilmek gerekiyor bence…  Öncellikle şunu iyi ayırt etmek gerekiyor, bu bir tatil seyahati değil…  O yüzden önceliklerimiz; güzel yemek, kaliteli oteller, kolay ve çabuk ulaşım gibi şeyler olmayacak…


ÖNCELİĞİMİZ HAYALİMİZİ KENDİ İMKÂNLARIMIZLA GERÇEKLERŞTİRMEK
BACKPACKİNG
‘Sırt çantasını hazırlayıp, tek başına ya da bir kaç arkadaşın gerçekleştirdiği bağımsız seyahat veya bütçe seyahati olarak da bilinen Backpacking kavramı, ülkemiz de çok yaygın olmasa da dünyada yaygın olan bir kavram.


Lüks ve pahalı oteller yerine hostellerde konaklama, araç kiralama ve lüks otobüsler yerine toplu ulaşım araçlarının kullanımı, güzel yemekler yerine yöresel yemekler,  o yörenin insanları ile tanışma, zaman geçirme gibi özellikler ile tanımlayabileceğimiz, Backpacking kültürünü, belli bir kalıba sokmak gerçekten zor. Geziden daha çok, eğitim-gelişim- içsel bir tutku olarak algılanması gereken backpacking’i, turistik değil anti-turistik gezi olarak tanımlamak en doğrusu’ sanırım.