9 Ekim 2012 Salı

7 EKİM 2012 PAZAR

Kamboçya maceramız başlıyor...

Tayland’a bir süreliğine veda etmemizin zamanı geldi… Pattaya ve Koh Chang’de toplam 24 gün kaldıktan sonra, planlarımız doğrultusunda Kamboçya’nın Siem Reap şehrine gitmek için bu sabah 07:00’da Lamyai Bungalov’dan ayrıldık…

Biriktirdiğimiz bir çok anıyla veda ettik Koh Chang’e…Konakladığımız sokaktan, Lamyai Bungalov’dan, arkadaşlarımızdan ayrılmak her ne kadar burukluk verse de, yeni yollara düşmek heyecan verici. Denizin, kumun, güneşin, yağmurun, ormanların, maceranın, dansın, arkadaşlığın-sohbetin tadını, çokça çıkardığımız bu harika adada geçen 20 günden sonra, yine yağmurlu bir sabahta düştük yollara…

Dün gece adada bulunan bir turizm firmasından Kamboçya’nın Siem Reap şehrine gitmek için kişi başı 400 Baht’a (23 TL) biletlerimizi aldık. Kamboçya vizesi olmayanlar, sınır kapılarında ya da Bangkok’da bulunan Kamboçya Büyükelçiliği’nden 20$-25$ karşılığında 30 günlük vize alabiliyorlar. Biz vizelerimizi Poi Pet sınır kapısında alacaktık.

Koh Chang’den Kamboçya’ya gitmek için 3 alternatif bulunuyor
  1. Kamoçya’nın Siem Reap şehrine gitmek. Yolculuk 6-7 saat sürüyor, (400 baht)
  2. Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’e gitmek yolculuk 8 saat sürüyor (850 baht)
  3. Bir diğer seçenek de Koh Chang’den Koh Krong’a gidip oradan Kamboçya’nın Sihanouk ville şehrine gitmek (850 baht). Yaptığımız araştırmalarda bu sınır kapısının çok problemli olduğunu, herkesin görevli gibi gezerek vize için para kopartmaya çalıştığını ve istenen vize ücretlerinin bazen 50 dolara kadar çıktığını okuduğumuz için bu sınırı tercih etmedik. 
Tercimizi Siem Reap’den yana kullanmamızın en önemli nedeni, hakkında çok şey okuduğumuz Dünya'nın en büyük tapınak şehri olan Angor Wat’ı biran önce görmekti. (tabi fiyat da etkili oldu :) )

Siem Reap’de, her ne kadar Couchsurfing’den yararlanmak istesek de mesaj atan kişiler, yemek yada konaklama parası isteği için, bu fikrimizden vazgeçtik. Gitmeden önce hostel ayarlamaya da lüzum görmedik, ucuz ve uygun bir yer bulacağımıza emindik.

Sabah Lamyai Bungalov’un önünden, bizi alan minibüsün içinde, önce feribotla Trat’a,  ardından da Kamboçya sınır kapısı Poi Pet’e gittik. 
Yemyeşil bir manzaranın içinde, dümdüz uzanan yollarda, etrafı merakla seyrederek, 5 saat süren bir yolculuk yaptık. Saat 12:10 sularında Tayland sınır kasabası Aranyaprathet’e ulaştık. 
Bizi getiren araçta sadece ikimiz olduğu için  biraz tedirgindik aslında. Okuduklarınız dışında gerçek bilgi sahibi olmadığınız bir ülkeden, bir diğerine geçiyorsunuz ve sizden başka kimse yok… Ama bu tedirginliğin çok fazla sürmediğini söyleyebilirim.

Aranyaprathet’te araç değiştireceğimizi söyleyerek şoförümüz, bizi yol üstünde, küçük bir restoranda indirdi. Bir şeyler yemek için güzel bir fırsattı bu, çok acıkmıştık. 
Yemeklerimizi ısmarlayıp, masaya oturduktan sonra, yan masadan duyduğumuz ilk kelime, Türkçe bir kelime olunca gerçekten çok şaşırdığımızı söyleyebilirim. Sonrasında, tanışıp maceralı bir yol ve güzel bir gün paylaşacağımız Burak ve Tahsin’le hemen sohbete başladık. Üniversiteden arkadaş olan  Burak ve Tahsin 2 haftalık bir tatilin son günlerini Kamboçya’da geçirmek için Pukhet’ten geliyorlardı.  2 gün Siem Reap’te kaldıktan sonra Phnom Penh’e gitmeyi  planlıyorlardı. Yolculuğun bundan sonrasını hep beraber tamamladık.

Otobüs zamanın gelmesini beklerken, yanımıza gelen bir adam vizeleri kendisinden alabileceğimizi, fiyatın aynı olduğunu, boşu boşuna sırada beklemememiz gerektiğini belirterek kişi başı 40 Dolar vize ücreti istedi.  Yaptığımız araştırmalar sırasında  bir çok yerde okumuştuk ki, daha önümüze buna benzer bir sürü kişi çıkacaktı ve öyle de oldu…

Uzun uğraşlar sonrasında adamı, vizeleri sınır kapısında almak istediğimiz konusunda ikna ettik. Ve 10 dakika sonra 4 kişi ve bize yardımcı olacağını söyleyen bir görevli ile yola çıktık. Çok geçmeden, bir binanın önünde durduk. Bize eşlik eden görevli!, vizelerimizi buradan alabileceğimizi, bizim arabada beklememizi, kendisinin 10 dakika içinde işlemleri bizim için halledebileceğini söyleyerek 1 fotoğraf ve 35’şer dolar istedi. İşte yine başlıyorduk… Ve çok uzun sürecekti… Adam önce bize, sınırın burası olduğunu, vizelerin buradan alındığını, biz inanmayınca da, sınır ofisinden vize onayı için pasaportların en nihayetinde bu binaya gönderdiklerini ve daha bir çok söyleyerek bizi ikna etmeye çalıştı. Önüne geldiğimiz binanın, neresi olduğu konusunda hiçbir fikrimiz yoktu ama sınır olmadığına emindik. 
Adamla geçirdiğimiz 20 dakikalık bir mücadelenin ardından, adamın bütün tehditlerine rağmen, vizeleri sınırdan kendimiz almak istediğimizi söyleyerek,  Poi Pet sınır kapısına ulaştık. 
Tayland sınır çıkış kapısında, pasaportlarımıza çıkış damgalarını bastırdıktan sonra, Kamboçya tarafına geçerek 20 dolar!! karşılığında 30 günlük Kamboçya vizelerimizi aldık. Artık Kamboçya’ya ayak basmıştık. Bu gerçekten heyecan vericiydi, hayallerimiz bir bir gerçekleşiyordu…
Bütün işlemleri bitirdikten sonra, aracımızı aramaya başladık. Koh Chang’den aldığımız otobüs biletleri Siem Reap’e kadardı ve aracın bizi sınırın diğer tarafında beklemesi gerekiyordu. Ancak, tehditte sınır tanımayan görevlimiz bizi gerçekten bırakıp gitmişti. Biz de,  otobüs terminaline gitmek için ücretsiz Shuttle Bus’ları kullanmaya karar verdik. Yerel otobüslerle Siem Reap’e gidecektik.

Otobüs terminaline geldiğimizde yine bir kandırmacadır başladı. Yok Siem Reap, otobüs ile 4 saat sürüyormuş, fiyatı 10 dolarmış, bize 9 dolar olurmuş, yok özel minibüs ile 3 saat sürüyormuş fiyatı 12 dolarmış bize 10 dolar olurmuş…Kişi başı 9 dolara (özel minibüslerde) biletlerimizi alıp, nihayet saat 14:30’da, Siem Reap’e doğru yola çıktık. Yol manzaraları hem inanılmazdı, hem de ürkütücüydü diyebilirim. Tayland’daki yolları çevreleyen yemyeşil ormanların yerini, burada uçsuz bucaksız düz yeşillik alıyordu.
Yol kenarlarına dizili evler, yağmurdan dolayı su seviyesi yükseldiği için genelde uzun direklerin üstüne yapılmıştı. 
Yağmur, her yerde büyük su birikintileri oluşturmuştu… Çocuklar bu çamurlu suların içinde neşeyle yüzüyor, oynuyorlardı….Hijyen, temizlik gerçekten buralardan çok uzakta...insanlar bu takıntılardan o kadar uzaklar ki…
Toplamda 11 saat süren bir yolculuğun ardından, 17:30 sularında Kamboçya'nın Siem Reap şehrine ulaştık. Heyecanımız inanılmaz boyuttaydı... Yeni bir ülkede, yeni bir şehirdeydik, hem de bu şehir Angor Wat'a ev sahipliği yapıyordu.
Siem Reap otobüs terminaline geldiğimizde, ayağımızı minibüsten dışarıya adım atar atmaz etrafımızı tuk tukcular çevirdi. (3 tekerlekli motosikletlerin modifiye edilmesiyle hazırlanmış, pratik ve ekonomik bir transfer aracı olan tuk-tuklar Güney Asya’nın bir çok ülkesinde sık kullanılıyor).. 
Burak ve Tahsin bir tuk- tuka biz bir tuk-tuka binerek, uygun fiyata hostel bulabileceğimiz Old Town bölgesine gitmek istedik. Ama ne mümkün, tuk tukcular kendi kafalarına göre bizi bir otelin önüne getirdi, gayet lüks görünümlü bu butik otel, 1 gece için 8 dolar isteyince, bu seferde tuk tukcularla ve otel çalışanları ile olan mücadelemiz başladı. Bu otelden başka, daha uygun fiyata yer bulamayacağımızı söyleyerek, bizi ikna etmeye çalıştılar. Yağmur altında, uzun ikna çabalarının ardından, kazanan taraf yine biz olduk ve tuk tukcular bizi istediğimiz old Market bölgesine getirdi. 2-3 hostel gezdikten sonra gecesi  6,5 dolara Cambodian Guest House’da odalarımızı tuttuk.
Her şeyi halledip odalarımıza çıkmak üzereydik ki tuk tukcular bu seferde yarın için pazarlığa başladılar. Bizi uygun fiyata Angor Wat’ta tüm gün gezdirebileceklerini söylediler.

Aslında bu insanlar bütün bunları azıcık bir para için yapıyorlar. Peşinde oldukları tek şey iş… Söyledikleri tüm yalanların, ısrarlarının altında sadece geçim derdi var…. O yüzden onlara karşı kırıcı olmak, onlara sinirlenmek çok zor….   

Bizi getiren tuk-tukcumuz T ile, kişi başı 5 dolara, yarın sabah bizi Angor Wat Tapınak Şehri'nde, tüm gün gezdirmesi için anlaştık. Angor Wat’da mutlaka güneşin doğuşunun veya batışının seyredilmesi gerektiğini bildiğimiz için, T ile saat 05:00’da bizi otelimizin önünden alması için randevulaştık.

Sabah, güneşin doğunu Kamboçya’dan, Dünya’nın en büyük tapınak şehri olan Angor Wat’dan seyredeceğiz.  









7 yorum:

  1. biz de bugün oglumuzun ilk banyosunu yaptırdık ..daha sonra ayaklarımızla( bizim evde tuk tuk yok :) ) odamıza gidip oglumuzu giydirdik.sonra maceralı bir gece bizi bekliyor..gecede 6 -7 kere uyanıp AYAZIMIN altını değiştirip gazını cıkarıp piş piş licez sonra sabaha karsı uykusuz gözlerle hangimiz önce uykuya dalacaz derken bir ağlama sesiyle irkilip yeni gune, güneş dogusunu bizim tapınakta seyredip uykuya dalıyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. siz dünyanın en güzel tapınağında uyuyorsunuz....

      Sil
  2. B urcu hanım sizi tebrik ediyorum ilk mesajınızı hatırlıyorum da gerçekten hayallerinizi gerçekleştiriyorsunuz bravo size ve eşinize.

    Hangi ülkede kalacağınıza karar verdiniz mi?

    Sihanoukville'de Türkler var bağlantı kurdunuzmu milmiyorum ama kesinlikle yanlarına gitmenizi ve tanışmanızı isterim.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Vedat bey,
    Desteğiniz için çok teşekkürler... Şimdilik her şey yolunda gidiyor... Bir ülke belirlemedik, geziyoruz şimdilik...Siem Reap'den Phnom Penh'e oradan da Laos'a geçmeyi planlıyoruz... Tavsiyeniz için teşekkürler, Sihanouk ville'ye gidersek tavsiyeniz için, sizinle bağlantı kurmak isteriz...
    Siem Reap, Kamboçya'dan sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Nice nice yaşlara Burcucan... Hala 22'ndeki gibisin maaaşallah....... :D :D :D

    YanıtlaSil
  6. ilk hediye Savcılara gidiyor.........:)

    YanıtlaSil